Trabzon'un çeşitli bölgelerinde yaşanan doğal afetler, özellikle de sel ve heyelanlar, bu şehrin coğrafi yapısından kaynaklanan ciddi riskler arasında yer alıyor. Ancak, son yıllarda bu turuncu alarm durumunu daha da ciddileştiren bir mahalle var ki, burası tam 17 yıldır ölümle yaşam arasında bir denge kurmaya çalışıyor. Trabzon’un merkezi noktasında yer alan bu mahallede yaşayanlar, sürekli tehdit altında hissetmekte ve bu durum onlara ciddi bir psikolojik baskı yaratmaktadır. Ancak, nihayetinde bu mahalle için umut ışığı doğuyor; mahalleye yönelik kapsamlı bir "3 boyutlu plan" hazırlanıyor. Bu müdahale, hem fiziksel hem de sosyal açıdan büyük bir dönüşüm sağlama potansiyeline sahip.
Trabzon'un bu mahallesi, zorlu coğrafi koşulları nedeniyle uzun bir zamandır doğal afetlere maruz kalmış durumda. 2006 yılında meydana gelen büyük bir sel felaketi, burada yaşayanlar için bir dönüm noktası olmuştu. O günden bu yana, mahalle sakinleri her yağışta bir korku içinde yaşıyorlar. Alt yapının yetersizliği ve düzenli bakımın yapılmaması gibi sebeplerle, su baskınları ve toprak kaymaları sürekli olarak gündemlerini meşgul ediyor. Her an her şeyin olabileceği bir belirsizlik, bu sakinlerin günlük yaşamını zora sokuyor. Bunun yanı sıra, bazı aileler, evlerini kaybetme korkusuyla sürekli endişe içinde yaşarken, çoğu da evdeki eşyalarını koruma çabasında. Bu temel insani hakların ihlalinin önüne geçmek adına daha önce atılan adımlar genellikle yetersiz kalmıştı.
Ancak, yeni gelişmelerle birlikte bu durum değişmeye başlıyor. Trabzon Büyükşehir Belediyesi ve yerel yönetim, bu mahallede yapılacak olan "3 boyutlu müdahale" projesini kamuoyuna duyurdu. Proje, akıllı şehir uygulamalarıyla desteklenerek, hem fiziksel hem de sosyal altyapının güçlendirilmesini öngörüyor. Bu müdahale programı, bölgenin coğrafi risklerini minimize etmek ve yaşam standartlarını artırmak için çeşitli unsurları içeriyor. Uygulamanın en dikkat çekici kısımlarından biri, 3D modelleme teknikleri kullanılarak, mahalledeki bütün alanların detaylı bir analizinin yapılması. Böylece, en riskli noktalar belirlenirken, bu alanlarda öncelikli olarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi sağlanacak. Bu dönüşüm projesinin sadece mühendislik açısından değil, aynı zamanda sosyal açıdan da bir yenilik getirerek, mahallede sosyal dayanışmayı güçlendirmesi hedefleniyor. Mahalle halkı, bu yeniliklerin ardından hem yaşam alanlarının güvenliğinin artırılacağını hem de sosyal kaynaşmanın destekleneceğini umuyor.
Projeyle beraber, mahallede yürütülecek olan eğitim programları, risklerin nasıl yönetileceği konusunda halkı bilinçlendirecek. Bunun yanı sıra, kurulan sosyal sorumluluk projeleri sayesinde, dayanışma ve yardımlaşma kültürü daha da pekiştirilecek. Mahalle sakinleri, bu tür etkinliklerle birlikte yalnızca fiziksel yapılarının güvende olmadığını, aynı zamanda toplumsal bağlarının da güçlendiğini görecekler. Böylece, insanlar arasında bir dayanışma ve paylaşım kültürü oluşturulması hedefleniyor. Sonuç olarak, Trabzon'daki bu mahalle, 17 yıllık bir korku döneminin ardından, yeni projelerle birlikte yeniden hayata tutunmanın yollarını arıyor.
Trabzon Belediyesi'nin bu projeye öncülük etmesi, yerel yönetimlerin toplumsal perspektif açışına bir örnek teşkil ediyor. Hep birlikte, bu tür projelerin, sadece fiziksel altyapıyı değil, aynı zamanda toplumun sosyal birleşikliğini de güçlendireceğine inanılıyor. Umut dolu bu dönüşüm sürecinin, Trabzon'un diğer bölgelerine de örnek olması bekleniyor. Çünkü unutulmamalıdır ki, sağlıklı ve güvenli bir yaşam alanı yaratmak, her bireyin hakkıdır ve bu hakkı savunmak, toplumsal bir sorumluluktur.